Şiirimizde Filistin ve Kudüs

08.05.2021
269
A+
A-
Şiirimizde Filistin ve Kudüs

Her ramazan ayında olduğu gibi, bu ramazan ayında da siyonist işgalciler Kudüs’te kardeşlerimizi öldürmeye devam ediyor. Şeytanların bağlandığı bu mübarek ayda, şeytanları kıskandıracak cinsten bir katliama imza atan siyonist işgalcileri kınamaktan başka çaremiz yok her zamanki gibi. Acziyetimin bir ifadesi olarak bu yazıyı kaleme almaya karar verdim. Bugün veya yarın Kudüs gündemi hayatımızdan çıkacak. Kendi gündemimizi oluşturup sürekli Kudüs’ü aklımızın ve yüreğimizin bir yerinde taşımak zorundayız.

Bir toplumun temel yaşantısını ve düşünce sistemini inşa etmesinde yegane aracı dildir. Dili en etkili kullanma aracı ise şiirdir. Doğu toplumu olarak meramımızı çoğunlukla şiirle dile getirmişiz. Gazalarımızı anlatmak için Gazavatnameler, Peygamberimizi övmek için Naatlar, insanlara öğüt vermek için pendnameler, ölenlerin arkasından ağıtlar söylemişiz. Şiirimizde Kudüs’ün gündem olmaması mümkün değil dolayısıyla. Bu yazıda, yakın dönemde Kudüs ve Filistin temalı yazılmış şiirlere değineceğim.

Sezai Karakoç Şiirinde Filistin

Türkiye’de Müslüman şairler arasında Filistin’e değinen ilk şairlerimizden birisi Sezai Karakooç’tur. Ali Emre, Sezai Karakoç’u ve şiirini şöyle ifade etmektedir: ‘’Sezai Karakoç, bu coğrafyaya ve onun kendisiyle çağrıştırdığı değerler, kavramlar, hayaller dizgesine Mehmed Akif’ten sonra ‘’Müslümanlık’’ açısından yaklaşan belki de ilk şairimizdir. İştiyakı, dozu, kuşatıcılığı zamanla daha da artan önemli hamlelerle, hem düşünce ve duyarlık alanındaki hem de şiir atlasındaki yırtıkları bir diriliş aşısıyla dikmek, onarmak ve bu eksende bir uygarlık tasarımı ortaya koymak ister şair.’’ (Şiirimizde Ortadoğu Syf-37) Sezai Karakoç’un Alınyazısı Saati kitabından bir şiirle devam edelim: ‘’Bırak ben ağlayayım/Esir pazarında satılan Afganistan’a/Açlıktan milyonları kırılan Afrika’ya/Filipinler’e/Habeşistan’a Eritre’ye Filistin’e/Esaret prangasıyla kıvranan/Kafkaslar Azerbaycan Türkistan’a/Bütün milletlere ülkelere/Irmaklar gibi ben ağlayayım.’’

Nuri Pakdil Şiirinde Filistin

Anneler ve Kudüsler başlığını taşıyan ve beş bölümden oluşan şiiri, Nuri Pakdil’in zikredilmesi gereken önemli şiirlerdendir. ‘’Ben Kudüs’ü kol saati gibi taşıyorum’’ dizesiyle Kudüs’e atfettiği değeri gösteren Nuri Pakdil şöyle devam eder: Ayarlanmadan Kudüs’e/Boşuna vakit geçirirsin/Buz tutar/Gözün görmez olur/Gel/Anne ol/Çünkü anne/Bir çocuktan bir Kudüs yapar/Adam baba olunca/ İçinde bir Kudüs canlanır/ Yürü kardeşim/ Ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin.’’

Erdem Bayazıt Şiirinde Filistin

Mavera Dergisini kuran ve şiirleri ile Müslümanların sorunlarına değinen Erdem Beyazıt bu konuya bigane kalmamıştır. Sürüp Gelen Çağlardan şiirindeki şu mısralarla devam edelim: ‘’Bir şimal rüzgarı değil bir Şamil fırtınası/Tutsaklık haritası değil bir zafer coğrafyası/Canpazarında Azerbaycan’da/Arabistanda Pakistanda Türkistanda/Şu anda/İranda/Afganistanda.’’ Mısralarıyla Ümmet Coğrafyasının bazı ülkelerini saymadan önce: ‘‘Evet bir hançer ağacı gibi büyüyor içimde acı/Dağlardan bir dağ gibi kabaran yüreğimde./Kargaların sırtlanlarla anlaştığı bir günde/Bir yabancı fırtınaya tutulan yapraklarım/Kudüs’te Mescid-i Aksa’da/Belki bir batı karanlığında Topkapı’da/Yangına uğramışsa/Duymaz olmuşsa kulaklarım göklerin muştu sesini/Elbet kıracağım bir gün bu ihanet kelepçesini‘‘ mısralarıyla Kudüs’e değiniyor.

Akif İnan Şiirinde Filistin

Akif İnan Filistin ve Mescid-i Aksa denince akla gelen ilk şairlerdendir. Ali Emre bu konuda söyle söylüyor: ‘’Açık, dolaysız bir anlatımla ve 11’li hece ölçüsüyle yazılan, tarihsel bilgi ve anılara da temas eden, büyük bir özlemi yansıtan şiir, altı dörtlükten oluşmaktadır. Hem edebiyat hem de Mavera Dergisinin kuruluşunda yer alan Akif İnan; ‘’Mescid-i Aksa’yı gördüm düşümde/Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’’ Dizeleriyle başlattığı bu şiiri, ‘’Dayanamıyorum bu ayrılığa/Kucaklasın beni İslam diyordu’’ dizeleriyle bitirir.

Nurettin Durman Şiirinde Filistin

Şiirlerinde Filistin’i unutmayan bir diğer şairimiz, Nurettin Durman’dır. Ateşlerden Geçen Kim şiirinde geçen şu mısralarla Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya değinmiştir: ‘‘İşte orada Mescid-i Aksa/Orada inceden inceye bir ağrı/Süleyman mülküne gözyaşı düştü/Nasıl da kalbinde fırtınalar kopmuştu Belkıs’ın/Nasıl da düşmüştü yola ilk mektup ile/Dağ taş bir ordu./Süleyman mülküne gözyaşı düştü/Ağıt oldu yaşamak/Zulüm oldu yaşamak./Ölüm bir başka ölümün içindedir/Tahammül olmuştur artık anaların gözyaşlarında/Bu her anı vurulmak olan göğsünden bir gencin/Adım atmak Davut gibi. Bir adım daha/Hani yola düşenlerin nağrası hani kardeşlerim/Bu zulme inen kırbaç bu sonu berrak olan imge./İşte orada Mescid-i Aksa/Orada inceden inceye bir ağrı‘‘

Filistin direnişi denilince, tekerlekli sandalyesiyle akla gelen Şeyh Ahmet Yasin için de bir şiir yazmış Nurettin Durman. Birkaç mısra da ‘‘Şeyh Ahmet Yasin’i Vurdular‘‘ şiirinden okuyalım: ‘‘Şeyh Yasini vurdular bir sabah namazında/Serinliğin alnında, sabahın tadında; beş kırkta/Füze ile vurdular caminin önü tam bir destan/Şeyhin gözleri cenneti gördüğü an./Böyle oldu işte; dünyanın gözleri önünde böyle/Yaslı günlerden geçmekse hayatın yolları zor/Kıyameti beklemekse ölümlerden ölüm beğenip/Süslemekse sokakları katliamların ardından/Filistin’i anlamayan zihniyete aşina değiliz.’’ Bunlara ek olarak Nurettin Durman, Filistin Şiirleri Antolojisi isminde bir eserin sahibidir.

Metin Önal Mengüşoğlu Şiirinde Filistin

Ben Asyalı Bir Ozan kitabında Filistin hakkında bir şiir yazmıştır. Ali Emre’nin ifadesiyle ‘’Metin Önal Mengüşoğlu, Filistinli Çocuklar adlı şiirinde, direnişi ve ölümü çoğul kılarak anlatır.’’ (Şiirimizde Ortadoğu-Syf 94) Filistinli Çocuklar şiirinden birkaç mısra okyalım: ‘’ Kurşun gelip sizi bulmadan önce/Filistinde olup bitenler/Zevkli bir saklanbaçtı/Çeliğe karşı nasıl dayanır/Siz karton mızraklısınız çocuklar.’’

Cahit Koytak Şiirinde Filistin

Gazzeli Yusuf isminde müstakil bir Filistin kitabının yazarıdır Cahit Koytak. Kitap üç tane uzun şiirden oluşur. Kitaba ismini veren Gazzeli Yusuf şiiri eklerle on altı bölümdür. Şiirin giriş kısmını okuyalım: ‘’Gazzeli Yusuf, oğlum, ben yaşlı Filistin şairlerinden biri./şiirlerimi Türkçe yazıyor olmama bakma,/yeryüzünün bütün öteki şairleri gibi,/(düzeltiyorum) yeryüzünün bütün/yufka/yürekli şairleri gibi ben de/Filistinliyim on günden beri/ve buram buram Filistin toprağı/kokmaya başladı birden, nasılsa,/benim de kırk yıllık türkülerim,/kasidelerim.‘‘

Ali Emre Şiirinde Filistin

Ali Emre, Acıyla Sınanan şiirinde elinden geleni yani yüreğindekileri mısralara dökmüş Filistin için: ‘’İri bir kan lekesidir az ötemizde filistin/Salihlerin izlerinde boy atar çocukluğumuz/diri bir can gömleğidir üstümüzde filistin’’ Kudüs Avazı şiirinde de ‘‘Çıldırtan inat görsün iblisin alkışçısı! Parça parça olsun safları /Vur Hayberi yıkan şah-ı merdan! Kann yürüsün ırmaklarında‘‘ mısralarıyla Kudüs’e değinmiştir.

Mahmud Derviş Şiirinde Filistin

Filistinli şair, yazar Mahmud Derviş şiirlerinde vatan hasretini sürekli dile getirmektedir. Filistin Sevgili şiirinden Mahmud Derviş’in vatan sevgisini ve hasretini okuyalım: ‘‘Gözleriyle Filistin,/kollardaki, göğüslerdeki dövmelerle Filistin,/adıyla sanıyla Filistin./Düşlerin Filistin’i ve acıların,/ayakların, bedenlerin ve mendillerin Filistin’i,/sözcüklerin ve sessizliğin Filistin’i/ve çığlıkların./Ölümün ve doğumun Filistin’i,/taşıdım seni eski defterlerimde
şiirlerimin ateşi gibi./Kumanya gibi taşıdım seni gezilerimde./Koyaklarda çağırdım seni bağıra bağıra,/inlettim senin adına koyakları:/Sakının hey/kayaları döve döve şarkımı koparan şimşekten!/Benim gençliğin yüreği!/Benim beyaz kanatlı atlı!/Benim yıkan putları!/Kartalları tepeleyen şiirleri benim eken/tüm sınırlarına Suriye’nin!/Zalim düşmana bağırdım, ey Filistin, senin adına:/’Ölürsem, ey böcekler, vücudumu didik didik edin! ‘/Karınca yumurtasından kartal çıkmaz hiçbir vakit,/yalnız yılan çıkar zehirli yılanlardan!/Ben barbarların atlarını iyi bilirim./Bir ben dururum onların karşısında,/bir ben,/gençliğin yüreğiyim her daim,/yüreğiyim beyaz kanatlı atlıların.

Sonuç

Filistin ve Kudüs hakkında yazılan şiirlerin tamamını burada zikretmem pek mümkün değil. En azından bir kısmına değinmek istedim. Abdurrahim Karakoç’un Ağlama Filistinli Kız şiirini de zikretnek istedim. Fakat kitabı evde bulamadığım için zikredemedim. İnternette de bir hayli aramama rağmen bulamadım. Bu yazıda Ali Emre hocamızın, Şiirimizde Ortadoğu isimli eserinden oldukça istifade ettim. Kendisine böyle kıymetli bir eseri bize kazandırdığı için ne kadar teşekkür etsek az kalır. Tüm coğrafyamız hakkında yazılan şiirleri inceleyen bu kitabı muhakkak temin edip okuyunuz. Böylesine bir yazı kaleme almam da merhum Asım Gültekin hocamızın da emeği vardır. Rahmet ve dua ile. Son olarak Filistin’i ve Kudüs‘ü suni gündemlerden takip etmek yerine, kendi gündemimizi oluşturup aklımızın ve kalbimizin bir yerinde taşıyalım. Muvaffakiyet rabbimizden, hatalar bizdendir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.