Biat Dergisi Üzerine

30.05.2021
95
A+
A-
Biat Dergisi Üzerine

Biat Dergisi 1995-2000 yılları arasında Marmara Üniversitesi Milli Gençlik Vakfı bülteni olarak yayınlanmıştır.

İlk etapta tipik bir vakıf bülteni olsa da, sonrasında derginin başına Asım Gültekin geçmiştir.

Asım Gültekin’in el atmasıyla bülten ibaresi kaldırılmış. Vakıf bülteni olmaktan çıkmış ve döneme damgasını vuran bir dergi olmuştur.

Biat Dergisi, bugün ismini duyduğumuz, yazılarını okuduğumuz birçok ismin yetiştiği, belki de ilk yazılarını yayınladığı dergidir.

Yayın yönetmenliğini Asım Gültekin’in yaptığı dergi belli bir periyotla çıkmamıştır. On sayı yayınlanmıştır.

Her sayının arka Nuri Pakdil, Rasim Özdenören, Cahit Zarifoğlu gibi öncülerin edebî yazılarına yer verilmiştir.

Biat isminin nereden geldiği dördüncü sayının önsözünde şöyle anlatılmaktadır: ‘‘Biat’ı çıkarma kararı aldığımızda evvela bir isim bulma-seçme sorununu yaşadık. Arkadaşlarımızla birçok ismi tartıştık ve bu tartıştığımız isimlerde birçok dergi çıktı. Biat ismini ise tamamen ustamız Nuri Pakdil’in Biat isimli eserinden esinlenerek seçmiştik.‘‘

Biat Dergisi’nde kimler yazmamış ki. Asım Gültekin, Mahmut Bıyıklı, Hakan Arslanbenzer, İsmail Kılıçarslan, İbrahim Tenekeci, Tarık Tufan, Said Yavuz, Zeki Bulduk, Helim Dur, Ahmet Edip Başaran, Taha Kılınç, Ahmet Murat, Mevlana İdris, Hakan Albayrak, Mürsel Sönmez, Hüseyin Akın, Ömer Karaoğlu, Rasim Özdenören…

Biat Dergisi, ne istediğini şu şekilde ifade ediyor: ‘‘Biat Dergisi Pakdil ustanın sesine duyarlı kalmak istiyor. Bunu kırık dökük cümlelerimizle, yarım yamalak bilgimizle, acemilik ve ürkekliğimizle ne derece başarabiliriz bilemiyoruz.‘‘ Bu cümlelerde öncülere duyulan saygı ve dergi çıkarmanın kibir yerine tevazu kattığı açıkça görülüyor.

Künye kısmında derginin misyonu şöyle ifade edilmiş: ‘‘Biat iki yılda bir çıkmaya gayret eder, abone servisi yoktur, insafsız, kibirli, entel eleştirilere kulak asılmaz.‘‘

Bu manifesto niteliğindeki cümle ile farkını ortaya koymuştur. Bir öğrenci dergisi olmasına rağmen, önemli edebiyat dergilerine yakın içerik ve öğreticiliğe sahiptir.

İslamcı gençlerin, kendi öncü isimlerini tanıması ve değer vermesi için her sayıda muhakkak birkaç müslüman öncü isme yer verilmiş.

Sezai Karakoç, Mürsel Sönmez, Rasim Özdenören, Cahit Zarifoğlu, Metin Yüksel, Fethi Gemuhluoğlu, Hasan Aycın zikredilen bazı isimler.

Öncü isim denilince akla ilk gelenlerden birisi Üstad Necip Fazıl’dır. Hakan Albayrak, dokuzuncu sayıda ‘‘Siz Asırlardır Beklediğimiz Adamsınız‘‘ başlıklı şiiriyle üstada değinmiş. Birkaç mısra okuyalım: ‘‘in cin uykudaydı/‘ne yapsak bir şey yapamayız‘/hüküm sürüyordu ülkemizde,/sultan abdulhamid’den yadigar/beyaz eldivenleriyle dikkat/çeken bir adam/-şık bir adam-/göğe bakıp gülümsedi: ‘büyük doğuya açılmak için güzel bir gece‘‘

Biat Dergisi’nde dikkat çeken bir diğer nokta Üstad Sezai Karakoç üzerine yazılan yazılar ve hakkında çıkarılmış bir özel sayı.

Dokuzuncu sayıda Asım Gültekin ‘‘Ne Kadar Yok Sayılsanız da Üstadımsınız Efendim‘‘ başlıklı sitem dolu bir yazıyla, üstadı yeterince tanımadığımız için öz eleştiri yapıyor.

Sezai Karakoç özel sayısının önsözünde neden Sezai Karakoç’un tercih edildiği şu cümlelerle ifade edilmiş: ‘‘Önümüzde ışıkları örtmeye kalkışan ve ne yazıkki, çoklukla da bunu başaran çok perdeler var. En güzel, en nitelikli sesten yanayız. Eliot, Paund, Aragon, Hölderlin, Rimbaud, Rilke, Edip Cansever, Turgut Uyar, Cemal Süreyya… Bunların hepsini duyduk. Şiirlerine de saygılıyızdır abiler! Ama biz başka bir sesten, başka bir sözden bahsediyoruz. O’nu arıyoruz. Sezai Karakoç bu çağda yakalayabildiğimiz en hikmetli ses.‘‘

Ceride-i İzdivaç özel sayısı, Asım Gültekin’in evlilik davetiyesi yerine çıkartmış olduğu özel sayıdır. Evliliğe dair yazıların olduğu bu derginin takdimi şu şekildedir: ‘‘Biat Dergisi Asım Gültekin ile Nurdan Pesen’in evliliklerine binaen bu yılki sayısını ceridei izdivaç özel sayısı olarak hazırladı. Derginizi kaynanalardan, müzmin bekarlardan uzak tutunuz.‘‘

Biat Dergisi’nde Asım Gültekin’in yazmış olduğu birkaç şiiri de okuma şansımız var. Genellikle deneme ve etimoloji incelemeleriyle aklımızda kalsa da Biat Dergisi’nde bazı şiirler yazmış.

Sekizinci sayıda yazmış olduğu ‘‘Sicimsiz Şiir‘‘ isimli şiirini Bülent Turan’a ithaf etmiş. Şiirden birkaç mısra okuyalım: ‘‘ayyaşım/içimi bi-hoş gölgeler doldurdu/gölgeden kaçamayan bu dünyada/içimi içti bitirdi gölgeler/neye uzandıysam/aslı yoktu/sadece bir gölge…‘‘

Onuncu sayıda yazmış olduğu ‘‘Susuşun Bitsin Artık İbrahim‘‘ isimli şiirini Nuri Pakdil’e ithaf etmiş. Şiirden birkaç mısra okuyalım: ‘‘yanar put yapımevleri/putlar ilençlenir/ilençlenir emeksizlik/uzat ellerini ustam/duru sözlerinle üfle/üfle İbrahim nefesini/yok oluşa yüz tutmuş gül nesline‘‘

Dergide ezgi-marş kültürümüze dair yazılmış yazılar var. Asım Gültekin, dokuzuncu sayıda yazdığı ‘‘Nostalji Değil Bu Metamüzik Özlemi‘‘ başlıklı yazısında, ezgi-marş kültürünü Yeşil Pop olarak adlandıranları şu sözlerle eleştiriyor: ‘‘Yeşil popçu denilen müzik ehline not: Kendinizi dünyanın en büyük şairi görüp şiirciklerinizi (!) bestelemekten vazgeçmedikçe dinleyeceğim! Herkes haddini bilsin. Açıklama: a) Müslüman kardeşlerimizin yaptığı her müziğe (Ömer Karaoğlu, Taner Yüncüoğlu ve eski marşlarımıza ve benzerlerine yani)Yeşilpop deme cehaletinden özellikle kaçınıyorum.‘‘

Bu yazıda Asım Gültekin öncülüğünde çıkarılan Biat Dergisi’ni incelemeye çalıştım. Biat Dergisi bize birçok şey öğretiyor. Öncelikle kaliteli dergi çıkarmak için büyük bütçelere gerek olmadığını görüyoruz.

Öncü büyüklerimize duyulması gereken hürmetin ne kadar önemli olduğunu, aşağılık hissine kapılmadan kendi değerlerimizin bize yeteceğini görüyoruz.

Müslümanların Türkiye’de varoluş mücadelesini dergiler üzerinden verdiğini biliyoruz. Sıratımüstakim, Sebilürreşad ile başlayan, Büyük Doğu ve Diriliş ile devam eden dergicilik serüvenimizin alnı açık dergilerinden Biat.

Bu güzel dergilere ulaşmamıza vesile olan İslamcı Dergiler Projesi’nin emekçilerine teşekkür ediyoruz. Kalanlara uzun ömür, göçenlere rahmet olsun.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.