Üstad Necip Fazıl Ve Hikayeleri

07.03.2019
129
A+
A-
Üstad Necip Fazıl Ve Hikayeleri

Muhibbanı olsun olmasın herkesin kabullendiği iki özelliği vardır üstadın: zekası ve kabiliyeti. Evet, O belki çok okumuş, belki çok yaşamış, belki çok gezmiş… Lakin eserlerindeki o mana derinliğinin en büyük sebeplerinden birileri zekası ve sanat kabiliyetidir. Zekasını en iyi mahkeme kürsülerinde layenkatî bir şekilde oluşturduğu cümle terkiplerinden ; sanatsal kabiliyetini ise ‘noktalama’ adını verdiği beyit şeklindeki şiirlerinden anlayabilirsiniz. Zira sonunda hapis olan bir yerde yaptığı konuşmalarda bu kadar manalı cümlelerin, iki mısrada ise bu kadar derin duyguların anlatılması herkesin kârı değildir. Onun bir düşünce adamı, şair ve tiyatrocu yönü olduğu gibi herkesin bilmediği birde hikayecilik yönü vardır.

Üstadın hikayeleri 280 sayfayı geçkin ‘Hikayelerim’ adlı bir kitapta toplanmıştır. Üstadın bir çok hikayesinin yer aldığı kitapta göze çarpan ilk şey hikayelerin düz yazı özelliğini kaybetmeden ruhunuza yahut en azından idrakinize işleyen birer şiir halini almasıdır. Evet üstadın hikayelerini beklide diğerlerinden ayıran en ehemiyetli yönü budur. Üstad o muazzam şiir yeteneğini belki de bilmeyerek hikayelerine de aksettirmiştir. Zira kafiyeli olmasalar dahi cümleler ve kelime seçimleri çoğu yerde uyumludur. Başka bir tarafı ise hikayelerin gereksiz ayrıntılara boğulmaması ve sıkıcı seviyede uzun olmamasıdır. Böylece okuyucu kıraat ettiği satırları kısa zamanda bitirdiği halde konuyu ve konunun altından göz kırpan manayı anlamış olur. Lakin bu anlama zihne yansıyan kuru sahnelerden ibaret değildir. Belki fikir çilesinin izlerini, belki tarihi hakikatleri, belki ince duyguları da beraberinde getiren bir anlayış, duyuş hatta seziştir… Tabi üstadın okuduğunuz anda ‘ evet bu kesin Necip Fazıl’ın yazısı ‘ dedirten düzgün, münasip, nükteli üslubunu da unutmamak lazım gelir.

Bazı yönleri ile de şaşırtıcıdır bu hikayeler. Kimi zaman okuduğunuz satırların düşüneni ve söyleyeninin camekanlarda seyrettiğiniz cansız mankenler olduğunu, kimi zaman ihtiyar bir kadının koynunda taşıdığı şeyin düşündüğünüzden çok farklı bir şey olduğun u anlarsınız. Bu şaşırtmacaların yanında latif nükteler de vardır. Buda okuyucunun sıkılmasını önler ve akıcılık kazandırır. Kitapta gözünüze çarpacak diğer bir şey kumar ve kumarın zararlarının sıkça işlenmesidir. Bu yönüyle bazı hikayeler ders verici, uyarıcı niteliktedir. Lakin bu sosyal mesaj diyebileceğimiz vakalar hikayenin akıcılığını ve kurallarını ihlal etmeyecek şekilde ustaca yerleştirilmiştir. Okuyucunun dikkatini çekebilecek başka bir husus ise hikayelerdeki sembolik anlatımlardır. Bu sembolizm öyle içten ve manalıdır ki bazen nazar-ı dikkatinizi ‘olay’ dan daha çok celp eder. Zira bazı hikayelerinde anlatılanla anlatılmak istenenin birbirine çok uzak olan şeyler olmasına rağmen çok zarif bir şekilde yan yana getirildiğini yahut her zaman birbiri ile ilişkisi olan şeylerin o sıradanlıklarından kurtarılarak farklı bir tarafının bambaşka bir şekilde vurgulandığını görürsünüz. Bunun yanında bazı hikayelerde vakalar ön planda iken bazı hikayelerde betimlemeler ön plana geçmiştir.

Bazıları olay bazıları durum hikayesi şeklindedir. Bu da kitabın tek düze olmasını engeller. Bunların yanı sıra en önemli özellik ise bazı hikayelerin ‘Çile ‘ adlı kitapta bulunan şiirlerle az çok alakalı görünmesidir. Gerek konu gerekse tarz bakımından…

Peki üstadın hikayeleri bize ne mi veriyor? Bazıları fikir, bazıları bilgi, bazıları duygu, bazıları ise sadece sanatsal haz… lakin boş satırlar olmadığı kesin. Kısacası Necip Fazıl’ı okuyun arkadaşlar.
Muhabbetlerimle…

Muhammet Baran Aslan
Muhammet Baran Aslan
Tarihçi, yazar, şair, karikatürist
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.